ROCK MARKET ANTALYA BLOG

YAZILAR


Keman çalması neden çok zordur?

İşte size bilimsel gerçek sebepleri...!
Bu yazıdan sonra kemana karşı bakışınız değişecek ve fizik kanunlarını anlayarak kemandan çok daha kolay ses çıkarıyor olacaksınız.
http://rockmarketantalya.blogspot.com.tr/2018/04/keman-calmas-neden-cok-zordur.html

Sihirli müzik aleti ukulele

Neden Ukulele dünyanın en popüler müzik aleti oldu?

Ukulele, 18. Yüzyıl Avrupa'sına uzanan zengin bir tarihi olan sihirli ve efsanevi bir müzik aletidir. Sihirli denmesinin sebebi;

http://rockmarketantalya.blogspot.com.tr/2018/04/s...

Hawaii ukulele festivali

Her temmuz ayında Hawai’de düzenlenen Ukulele festivali ilk defa 1971 yılında, Waikiki Parklar Departmanı desteği ile Roy Sakuma tarafından düzenlenmiştir.


Bir müzik aletinin doğuşu
Hora Keman Fabrikası

Eğer daha önce hiç müzik aleti yapılışı görmediyseniz, Avrupa'nın en büyük müzik aleti fabrikası olan Hora'yı ziyaret edelim. Hora, Romanya'nın bir beldesi olan Reghin'de yer almaktadır.

(Yazının devamı için tıklayınız)

Gliga Keman Fabrikası

Ödüllü keman yapımcısı Vasile Gliga, 1980 yılından beri Romanya'nın merkezinde ünlü keman şehri Reghin'de kendi workshop'unda müzik aleti yapmaktadır. Devlete bağımlı Hora keman...

(Yazının devamı için tıklayınız)

Lorenzo Marchi

24 Kasım 1950'de İtalya'nın bir kenti olan Siena'da dünyaya geldi. Memleketinde okulunu bitirdikten sonra bir gitar kursuna yazıldı. Müzik Enstrumanı yapmak istiyordu ve 1974'te Floransa'da Uluslararası Keman Yapım Okulu'na yazıldı.

(Yazının devamı için tıklayınız)

Nicola Amati

Nicola Amati, Girolamo Amati'nin beşinci çocuğudur ve Amati'nin kurucusu olan Andrea Amati'nin torunudur. Tüm Amati ailesi kemanları arasında modern çalıma en uygun kemanları Nicola Amati yapmıştır. Gençliğinde yapmış olduğu enstrumanlar, babasının çizgilerini taşımaktaydı.

(Yazının devamı için tıklayınız)


Yalnız Deha Jacob Stainer

Stainer Kemanlar

Jacob Stainer (1619-1683) Avusturya'daki en eski ve en çok bilinen keman yapımcısıdır. 

Steiner Absam'da doğdu ve öldü. Tasarımları, başta Alman, İngiliz, Hollanda, İtalya olmak üzere çeşitli ülkelerde keman yapımcılarını etkilemiştir. 

(Yazının devamı için tıklayınız)

Nicola Lazzari

İtalyan keman yapımcısı..
Nicola Lazzari, Desenzano del Garda'da(Brescia) 22 Kasım 1961'de dünyaya geldi. 1979 yılında Cremona'daki  Uluslararası Keman-Yapımı Okulu'ndan Maestro Giobatta Morassi

(Yazının devamı için tıklayınız)

4000'den fazla keman yangında yandı !

Avrupa'nın en büyük müzik aletleri fabrikasında bir elektrik motorunun kısa devre yapması sebebiyle çıkan yangında 4000'den fazla el yapımı keman yandı. Çeyrek milyon Euro'luk zarar tespit edildi.

(Yazının devamı için tıklayınız)

Keman şehri Reghin

Avrupa'nın en büyük müzik aleti üretim yeri Romanya'dır. Müzik aleti üretiminde adeta Avrupa'nın kalbidir.  Romanya'da bulunan Reghin şehrine ise "Keman Şehri" denmektedir. Bunun sebebi, ...

(Yazının devamı için tıklayınız)


Çek Cumhuriyeti ve Keman Üretimi

2. Dünya savaşından sonra Çekoslovakya'da enstruman üretimi tekrar toparlanmaya başladı. 1945'te Amati kooperatifi, enstruman yapımcılarını firmaya katılmaya ikna ederek Kraslice, Luby ve Plesna kentlerinde üretim tesisleri kurdu.

(Yazının devamı için tıklayınız)

Razumov Kimdir?

Ünlü keman yapımcısı ve resim sanatçısı (1937 - 2006)

Razumov, Leningrad’da doğdu, yaşadı ve çalıştı. Teknik ahşap işleme okulunun müzik aletleri departmanından mezun oldu.

(Yazının devamı için tıklayınız)

Hopf

Saksonya, Vogtland bölgesinde keman yapımcılarının 350 yıllık hanedanı

Dünyadaki en eski keman yapımcılarından biri olan Caspar Hopf'un 1650 yılının ilk baharında...

(Yazının devamı için tıklayınız)

Guarneri Keman

Guarneri veya Latince Guarnerius...

Italya, Cremona'daki 17. ve 18. yüzyıllarda yaşamış olan bir grup keman yapımcısının aile ismidir. Amati ve Stradivari aileleri ile kıyaslanabilecek ünlü keman yapımcılarındandır.

(Yazının devamı için tıklayınız)


Mozart Galaktik Bir Sırrın Kilidini Nasıl Açtı?

Bilimadamları, Albert Einstein’in rölativite(görelilik) kuramını çözmeye çalıştığı sırada, Wolfgang Amadeus Mozart’ın saf basitliğinden faydalandığını ortaya çıkardılar.

(Yazının devamı için tıklayınız)

Müzik aleti satın alırken bilmeniz gereken şeyler

Bir gitarın fiyatının binlerce lira olabileceğini veya bir bateri setinin onbinlerce lira olabileceğini düşünürsek, hiç şüphe yok ki enstrumanlar bize çok pahalıya mal olabilirler.

(Yazının devamı için tıklayınız)

Hangi müzik aleti ruhunuza hitab ediyor ?

Herkesin gönlünde yatan ya da sesi çok hoşuna giden bir müzik aleti mutlaka vardır.
Bunu saptamak için öncelikle en sevdiğiniz müzik tarzından yola çıkmanız gerek.

(Yazının devamı için tıklayınız)

Mikhail Mahmudov kimdir?

Mikhail Mahmudov, yarım yüzyıldır Rusya'da, Özbekistan'da ve Türkiye'de binlerce keman sanatçısı yetiştirmiş dünyadaki sayılı keman virtüözlerinden biridir. 

(Yazının devamı için tıklayınız)




Müzikle uğraşmak toplumda suç işleme oranını azaltır, toplumun zeka seviyesini yükseltir.

Dünyada birçok bilim adamının müzik aleti çaldığını biliyor musunuz?
Örneğin Albert Einstein... 6 yaşındayken keman öğrenmeye başlamış, 13 yaşına geldiğinde Mozart'ın tüm eserlerini çalıyormuş. Şimdi diyeceksiniz ki... "ee... ama o Einstein.. süper zeka.. herşeyi yapabilir..." Ama şu var ki; adam hayata keman ile başlamış.. Keman çalmanın Einstein'e ilham verdiği bir gerçektir. Düz mantık kurarsak, KEMAN dünyadaki birçok bilimsel gelişime ilham vermiştir.

Müzik aleti çalmak yaratıcılığı arttırmaktadır. Bu dünyada taşın üstüne taş koymak, insanlara faydalı olmak istiyorsanız yaratıcılığınızı arttırmalısınız. Dünyaya faydalı olan tüm insanlar yaratıcılıkları yüksek insanlardır.

Müzikle uğraşan insanlara bu yüzden bu kadar çok saygı duyuluyor. Çünkü herkesin yapmadığı bir şeyi yapıyorlar.

"Rock Market Antalya"'dan sevgilerle.


Erken Yaşta Piyano Çalmanın Faydaları

Uzun yıllardır yapılan araştırmalar sonucunda piyano çalmanın faydaları bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Özellikle erken yaşta piyano eğitimi alan çocukların büyüme çağında diğer çocuklara göre daha başarılı olduğu yapılan testler sonucu kanıtlanmıştır.

Piyano çalmanın veya piyano çalmaya başlamanın herhangi bir yaşı olmadığını, hayatınıza girdiği andan itibaren sizin de kısa sürede fark edeceğiniz gelişmeler olacağını maddelere geçmeden belirtelim.

Piyano Çalmak, Sözel, Görsel ve İşitsel Zekayı Geliştirir:
Erken yaşta piyano eğitimi alan çocuklar, gelişme çağında sözel, görsel ve işitsel taraflarını daha iyi geliştirirler. Hafızaları daha kuvvetli olur ve çevrelerinde karşılarına çıkan olayları daha verimli kavrarlar. İleriki zamanda ise kendilerini daha iyi ifade ederler. Aynı zamanda yeni öğrendikleri becerileri daha hızlı kavrar ve uygularlar.

Piyano Çalmak, Sayısal Zekayı Geliştirir:
Erken yaşta piyano eğitimi alan çocuklarda, özellikle sol beyin fonksiyonlarının daha iyi geliştiği gözlemlenmiştir. Piyano eğitimi alan çocukların matematik ve fen alanlarında daha başarılı olduğu kanıtlanmıştır.

Piyano Çalmak, Konsantrasyon Süresini Geliştirir:
Erken yaşta piyano eğitimi alan çocuklarda, konsantrasyon süresinin geliştiği gözlemlenmiştir. Piyano çalarken nota takibi yapmak, çalınan eserin temposunu doğru ayarlamak ve devam ettirmek ve on parmak koordinasyonu yapmak konsantrasyon süresini geliştirmektedir.

Piyano Çalmak, Hızlı Okuma ve Okuduğunu Anlama Becerisini Geliştirir:
Piyano çalarken aynı zamanda notaları takip etmek ve okumak, okurken çalmak, hızlı okuma becerisinin gelişmesine yardımcı olur.

Piyano Çalmak, Vücut Koordinasyonunu Geliştirir:
Erken yaşta piyano eğitimi alan çocuklarda, el-göz koordinasyonunun üst düzeyde geliştiği gözlemlenmiştir. Özellikle okul öncesi alınan piyano eğitimi, okuma ve yazmaya büyük katkı sağlar.

Piyano Çalmak, Çalışma Disiplinini Geliştirir:
Erken yaşta alınan piyano eğitimi, ders alan bireyin daha disiplinli ve odaklı olmasını sağlar. Yapılan derslerin tekrarı çalışmanın önemini ortaya koymaktadır.

daha fazla...

Rock Market Antalya ailemizin gururu, 5 yaşındaki dünya tatlısı yetenekli öğrencimiz Aydanil ile piyano dersine başlayalı 2 ay oldu. Dünyanın en iyi piyanisti olana kadar yanındayız...


Hem oynayalım, hem öğrenelim.

Çocuk demek, oyuncak demektir. İkisini birbirinden ayıramazsınız. Oyuncaksız büyüyen çocukların bir yanı eksiktir, hüzündür. Hayal dünyası kısırdır.

Oyuncak deyince, illa ki kız çocukları için mutfak, ev eşyalı oyuncaklar, bebekler; erkek çocukları için, tabanca, tüfek, arabalar akla gelmesin. Yaratılıcıklarını harekete geçiren oyuncaklar çok daha faydalıdır. Mesela "Müzik Aletleri" oyuncakları..." oyuncakları...

Bunlar birebir gerçekleri ile aynı gibi, güzel sesler çıkaran, melodi çalabilen oyuncaklardır. Hem erkek, hem de kız çocukları için.

Gelin çocuklarımızı "Güzel Sanatlar"'ın bu dalına yönlendirelim. Büyüdüklerinde zeki, sanatsever, yeteneklerini keşfetmiş, merhametli, güzel ruhlu insanlar olsunlar...

daha fazla...

ÇOCUKLAR İÇİN PİYANO METODU

Nilgün Kırkağaçlıoğlu'nun hazırlamış olduğu bu muhteşem piyano metodu, piyano kurslarında ve seçmeli piyano dersi vermekte olan okullarda uygulanabilecek, çocuklar için temel piyano eğitimi metodlarının ilkidir. Çocukların kolay öğrenmesini sağlayan, solfej ve bona ile desteklenmiş, piyano eğitimi ve müzik teori müfredatına uygun olarak hazırlanmış bir metoddur. Nilgün Kırkağaçlıoğlu'nun 28 yıllık öğretmenliği ve 17 yıllık piyano eğitimciliğinin tecrübesi ile hazırlanan bu metod serisini Rock Market Antalya olarak tüm eğitim kurumlarına ve özel eğitim veren tüm piyano öğretmenlerine tavsiye ediyoruz.


Beethoven ve Türk Marşı

Piyano ve klasik batı müziği denilince akla ilk gelen Ludwig Van Beethoven'dır. Piyanoyla tanıştığında beş yaşında olan Beethoven kulaklarından rahatsızlanarak 16 yaşında tamamen sağır olmuş, fakat asla piyano çalmayı bırakmamıştı. En güzel eserlerini sağır olduktan sonra bestelemişti.
Türk Marşı olarak eseri de vardır.( Turkish March Part of Op. 113 No:4 )( Die Ruinen von Athen )(The Ruins of Athens)

Türk Marşı denilince Beethoven pek akla gelmez ama Volfgang Amadeus Mozart hemen akla gelir. 1783 de Mehter marşı ritminin etkisinde kalarak 11 numaralı La Majör Sonatının 3. bölümünde Ronda alla Turca yı bestelemiştir.

daha fazla...

Kainat ve Müzik

Güzel bir gün, özellikle bir bahar günü, yanınıza hiçbir şey almadan (Ne bir kitap, ne de telefon). Ağaçların, akarsuyun, çiçeklerin olduğu tenha bir kıra gidin. Güzel bir ağaç seçin kendinize. Ağacın altına oturup sırtınızı ağaca yaslayın. Gözlerinizi kapatıp bir süre dinlenin ve işitmeye konsantre olun. Duyacağınız seslere inanamayacaksınız. Gözleriniz kapalı olarak bir orkestra hayal edin. Tek dinleyicisi sizsiniz. Senfoni önce hızlı ve güçlü canlı bir melodi ile başlar. Bu, akarsuyun bateri sesidir. Bagetler durmaksızın hızla bateriyi döverler. Arkadan bir rüzgar çıkar, bateriye uğultuyla eşlik ederken, baterinin sesi yavaşça azalır ve sadece ritmi kalır. Üstünüzdeki dalda iki kuş müziğe katılarak tenor ve soprano sesleriyle size bir şeyler anlatmaya başlarlar. Ne anlattıklarını siz hayal edeceksiniz. Onlar belirli bir ritimle cıvıldarken, aniden burnunuzun dibinden bir arı geçer. Vıııızzz!!!!. Arı gider bir yer sarmaşığının ortasına konar. Çiçeğin gıdıklanarak çıkardığı sesi, siz zil sesine benzetirsiniz. Uzaklardan diğer kuşların vokal yaptıklarını duyarsınız.
Artık büyük bir orkestradan çok güzel bir senfoni dinliyorsunuz.

Dünyanın en büyük bilim adamlarından biri olan Nikola Tesla;
"Eğer Evrenin sırlarını bulmak istiyorsanız; herşeyi enerji, frekans ve titreşim açısından düşünün! " demiştir.

Yani, TÜM KAİNAT MÜZİK'tir diyebiliriz.

Müziği öğrenmek ise, kainatı anlamak için atılması gereken ilk adımdır.


Türkleri Onurlandıran Mozart

On sekizinci yüzyılda Avrpada türk ve Osmanlı hayranlığı vardı. Türk örf ve adetleri, kadın ve erkek giysileri, Türk müziği, mehteran müziği, sarayda yaşam, harem, özellikle Mozart'ın da tiryakisi olduğu Türk kahvesi, Osmanlı  İmparatorluğuna ve Türklere merakı arttırıyordu. Bir çok bilim adamı müzisyen, yazar İstanbul'a geliyor, etkileniyor ve eserler veriyorlardı.

Mozart'ın İstanbul'a gelip gelmediği hakkında bir bilgi yok, ama Osmanlı'dan çok etkilendiği kesin. Türk marşı, Saraydan Kız kaçırma Operası bunun kanıtı.

Ne yazık ki çok kısa süren yaşamında çektiği hastalıklar, yoksulluk, sıkıntılar onun peşini bırakmamıştı.Buna rağmen müziği, beste yapmayı hiç bırakmadı ve kısacık yaşamınında yüzlerce eser verdi. 

Otuz altı yaşında sefalet içinde yaşama aniden veda edişi de trajiktir. Kimsenin sahip çıkmadığı cenazesi kimsesizler mezarlığına defnedilmişti.

Ölümünün üzerinden iki yüz yıl geçmiş olmasına rağmen eserleri muazzam orkestralarca hala heyecanla çalınıyorsa, daha nice yüzyıllar çalınacak demektir.

Bu da demek oluyor ki, Mozart "ÖLÜMSÜZLÜĞÜNE İMZA ATMIŞTIR".

daha fazla...